top of page

Oyma İşçiliği

Güncelleme tarihi: 5 Haz 2023

Mimari oyma işçiliği, insanlık tarihi boyunca süregelen bir sanat ve inşaat uygulamasıdır. Binlerce yıldır, bu özgün zanaat formu, yapıların dış cephe ve iç mekanlarında kullanılmıştır. Oyma işçiliği, yapıların estetik değerini artırmak, sembollerle iletişim kurmak ve hikayeleri anlatmak için kullanılan bir dildir. Bu makalede, mimari oyma işçiliğinin kökenleri, teknikleri ve önemi hakkında ayrıntılı bir şekilde konuşacağız.


İnsan tarihinin en eski çalışmaları olarak karşımıza çıkıyor. İlk insandan bu yana sürekli, taşlar, ağaçlar üzerine çeşitli oyma ve hatta iletişim sistemleri bu teknikler ile yapılmıştır.

Bu gün kazılarda çıkan bir çok yapı, ibadet alanı ve malzeme de bu oymacılığın en eşsiz unsurlarını görüyoruz. Oyma İşçiliği


Mimari oyma işçiliği, antik çağlardan bu yana var olan bir sanat formudur. Mısır piramitlerinde, Yunan tapınaklarında, Roma amfitiyatrolarında ve Ortaçağ katedrallerinde oyma işçiliği örneklerini görebiliriz. Bu sanatın kökenleri, taş ve ahşap oyma işçiliğine dayanır. Taş oyma işçiliği, genellikle heykeltraşlıkla ilişkilendirilirken, ahşap oyma işçiliği daha çok yapılarda süsleme ve detaylandırma amacıyla kullanılır.


Teknikler ve Uygulamalar Oyma İşçiliği


Oyma İşçiliği
Oyma İşçiliği

Mimari oyma işçiliği, birçok farklı teknik kullanılarak gerçekleştirilebilir. Bunlardan bazıları kabartma, oyuğa, oyma, kabartma ve yarı kabartma şeklinde sıralanabilir. Kabartma, yüzeyin üzerine oyulmuş bir desenin dışarı çıkmasıyla gerçekleştirilirken, oyuğa, yüzeyin içine oyulmuş bir desenin oluşturulmasıyla yapılır. Oyma tekniği, yüzeyden malzeme çıkarılarak yapılan işlemi ifade ederken, kabartma tekniği ise yüzeye malzeme eklenerek gerçekleştirilir. Yarı kabartma ise kabartma ve oyuğa tekniklerinin bir kombinasyonudur. Mimari oyma işçiliği, yapıların dış cephe ve iç mekanlarında bir dizi farklı uygulamaya sahiptir. Örneğin, bir tapınak veya sarayın dış cephelerinde oyma işçiliği, yapıya büyüklük ve görkem katmak için kullanılabilir. Süslemeler, mimari detaylar ve semboller bu uygulamalar arasında yer alır. İç mekanlarda ise oyma işçiliği, kolonlar, tavan kirişleri, kapı çerçeveleri ve mobilyalarda kullanılır. Bu uygulamalar, iç mekanlara zarafet ve estetik katarken aynı zamanda anlatıları ve sembollerini ifade etmek için de kullanılır.


Bize en yakın dönem olan Osmanlı da bu kişilere verilen isimler, nakkāş, nahhât, kendekâr, kalemkâr'dır.


Bu isimler ışığında görüyoruz ki mimari yapılarda ve mimari çalışmalarda çok önemli yer tutan oymacılık en erken çalışma izlerini Türkler de Mezar başlarına dikilen Taşlarda görüyoruz. Bura da yapılan çalışmaların tamamı Çin'den getirilen özel çalışmalar yapan bir çok ustanın eseri olarak karşımıza çıkar bir süre sonra Türk-Çin çalışmalarını barındıran özel eşsiz oyma eserleri görüyoruz. Aslında ortaya bir Türk-Çin üslubu çıkmış oluyor.

Taş işçiliğinde yine İslam En erken dönem mimari yapıları Emeviler dönemi saraylarında görüyoruz.


Anadolu örneklerini incelediğimizde çok eşsiz taş ve ahşap oyma uygulamalarını görmekteyiz. Bu dönem doğru incelendiğinde medreseler, şifahaneler ve kervansarayların taç kapılarında taş oymacılığının en güzel örneklerini görebiliriz. Mimari anlamda kullanılan ustalıklar ve işleme sanatı dönemin en önemli yapılarında izlerini halen sürdürmekte.

İnsanlık var olduğu dönemden bu yana hep bir şekilde taş üzerine çeşitli işlemeler yaparken aynı zaman da onlara doku vererek de tüm çalışmalarını da renklendirdiler.

Örnek çalışmaları sıralayacak olursak,

Konya İnce Minareli Medrese'nin kapısı

Divriği Ulu cami

Bu ikisi en özenli yapılan ve ciddi çalışmaların bir sonucu ortaya çıkan yapılardır.

Bir diğer örnekleri sıralayacak olursak şayet,


Amasya Dârüşşifâsı, Niğde Sungur Ağa Camii, Erzurum Çifte Minareli ve Yâkutiye medreseleri, Karaman Hatuniye Medresesi, Sivas Gökmedrese, Niğde Hüdâvend Hatun Kümbeti, Ahlat mezar taşları ele alınabilir.

Selçukluların ardından Osmanlı oymacılıkta artık en üst seviyeye çıkmıştır.

İlk örneklerine sırası ile bakacak olursak,

İlk büyük merkez olan Bursa’da Yeşilcami’nin taçkapısı, pencere söve ve alınlıkları, mihrap nişi ve kitâbesi Osmanlı mermer oymacılığının ilk önemli örnekleridir.


Dönemin şartları ve tekniklerin ilerlemesi ilk insanların yapılarının tasarımından veya tekniklerinden bu zamana kadar olan süreçte yaptığı çalışmalar gösteriyor ki oymacılık bir sistem içinde ilerleme ile eşsiz yapı örneklerini bizlere sunuyor.

2 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page